1. Haberler
  2. Roman
  3. Ödüllü Yazar ve Şair Betül FIRAT ile Söyleşi

Ödüllü Yazar ve Şair Betül FIRAT ile Söyleşi

Ödüllü Yazar ve Şair Betül FIRAT ile Söyleşi
Ödüllü Yazar ve Şair Betül FIRAT ile Söyleşi
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1- Betül Hanım öncelikle sizi tanımak isteriz. Kimdir Betül Fırat?

Ben Betül FIRAT, 1984 yılında Amasya’da doğdum. Lise eğitimimi Diyarbakır ilinde Diyarbakır Anadolu Öğretmen Lisesi’nde tamamladım. 2010 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde lisansımı, 2018 yılında da Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansımı tamamladım.  2012 yılında kamuda Samsun’da başladığım ziraat yüksek mühendisliği görevime halen Ankara’da devam etmekteyim. Hayatımın belli bir döneminde sporla ilgilenmiş, % 40 bedensel engelli olmam dolayısıyla lisanslı sporcu olarak Türkiye Engelli Bayan Halter (Benç Press,2009) Şampiyonası’na katılarak ikinciliği yakaladım.

Şu ana kadar çıkmış Mavinin Fecri, Mihrinin Hicranı, Heybemden Dökülen Öyküler ve Siyah Şapkalı Adam adında 4 eserim bulunmakta.

Bazı yazılarım Posta Gazetesi Çengelli İğne Köşesi’nde ‘Doğamızın Gereği’ ve ‘Kabul Olmak’ başlıklarıyla, diğer eserlerim de çeşitli web sitelerinde yayımlandı.

Sosyal medyada ‘Paradoks Okur Yazar’ olarak biliniyorum ve çeşitli platformlarda kitap tanıtımları yapmaktayım.  Aynı zamanda ‘Yazar Betül Fırat’ adlı YouTube kanalımda şiirlerim seslendirilmekte ve bestelenen şiirlerim yayımlamaktadır. Ayrıca ‘Edebiyat Sanat Meltemi’ adlı kültür sanat sitesinde Genel Yayın Yönetmenliğini ve yazarlığını yapmaktayım. Bunların yanı sıra “Derin Mevzu” adındaki kitabım da yayına hazırlanmaktadır. Ayrıca çeşitli basılı ve dijital gazetelerde, basılı ve dijital dergilerde, web edebiyat sayfalarında köşe yazarlığına devam etmekteyim.

Birçok faaliyette bulundum bunlar dışında ve ayrıca 2022 Altın Kalemler Şiir Mansiyon Ödülüne layık görüldüm. 3. Gümüş Kariyer Ödüllerinde “Yılın En Başarılı Fark Yaratan Yazarı” ve Kristal Çam Ödülleri “Yılın En Başarılı Yazarı” ödüllerine layık görüldüm.

2- Nasıl başladı yazı yolculuğunuz?

Kendimi bildim bileli yazıyorum desem yeridir. Lise yıllarımda şiirle başladı serüvenim. Daha sonrasında denemeler, köşe yazıları ve aforizmalarla devam etti. Şu anda da yoğun bir yazarlık tempom bulunmakta.

3- İlk kitabınız Mavinin Fecri ismini taşıyor. Ne anlatıyorsunuz bu kitapta?

Mavinin Fecri adı ilginç geldi okura. Mavi zaten umudu taşımaktadır; Fecir ise tan yerinden önceki karanlıktır, aydınlanma zamanı da diyebiliriz. Genelde aile, toplumsal kadın, çocuk, şehitler gibi konuları ele aldım ve ayrıca da aşk, ayrılık konularını içermekte. Her zaman barış ve iyilik isteyen bir yapım olduğu için bu konularda çokça mesaj içermekte. İçerlediğim her konu kitabımda yer almakta.

4- Denemelerinizde nelerden besleniyorsunuz?

Denemelerde ve köşe yazılarımda genelde toplumsal olaylar ve dezavantajlı konular olduğu için ana kaynağım toplum ve insanlar olmakta. Günlük konuşmalar içinde kelime ve cümleleri özenle seçer üzerine yazılarımı yazarım. Yaşam yazmak için yeterince iyi bir kaynak. Dünyayı kurtaracaksa iyilik ve güzellik kurtaracak.

5- Aynı zamanda şiirler de yazıyorsunuz. Mihri’nin Hicranı isimli bir şiir kitabınız bulunuyor. Şiir ile düzyazıyı kıyasladığımızda hangisi daha zor?

Düz yazınız kurgulanmış olabiliyor ama şiir tamamen içten gelen bir şey. Kurgularken özenle seçmeniz gerekiyor kelimeleri ve insanların ruhuna hitap edebilmeniz gerekiyor. O yüzden kurgu içeren düz yazılar daha zordur genelde, baya bir akıl yorulması gerekir. Ben ise en çok yeni çıkacak olan romanımda zorlandım diyebilirim. Okuyucunun ilgisini çekmek ve devam ettirmek başlı başına bir başarı olsa gerek.

6- Yeni çıkmış olan kitaplarınızdan bahseder misiniz?

Heybemden Dökülen Öyküler öykü türünde bir eserdir. Fantastik, büyülü gerçeklik, bilim kurgu, polisiye ve dram öykülerinden oluşmaktadır. Tamamıyla kurgudan oluşmakta, hayal dünyamın kapılarını okuyucuya aralamış olmakla birlikte büyülü öyküler okuyucuyu beklemekte.

Siyah Şapkalı adam polisiye roman olmaktadır. Rüyamda görmüş olduğum bir çok karenin kağıda döküldüğü kitapta çözülmesi gereken cinayetlerle birlikte ana karakterin dram dolu hayatı, yaşadığı aşkı, içsel yaşadığı psikolojisinin anlatıldığı ve sonunda da tüm olanların açığa çıktığı bir roman olmaktadır. Bir insanın yaşayabileceği korku, hüzün, sevinç, karamsarlık, kafa karışıklığı, aşk vs. duygularının hepsini birden okuyucuya yaşatılacağı türden bir eserdir.

7- Kadın bir şair olarak şiirlerinizde nelerden besleniyorsunuz?

Şiirlerim genelde yaşam, içimize dert olan konular ve çoğunlukla ayrılık şiirlerinden oluşmakta. Kalbinizdeki duygular, kırgınlıklar ve düşünceleriniz şiir olarak geri dönebilmekte şairine.

8- Şiirde erkek şair egemenliği var gibi. Sizce neden böyle?

Erkek egemenliği her yerde var gibi. Evet, şiirde de bu konu hüküm sürmekte olsa da içinde bulunduğumuz süreçte kadın şairlerin sayısı da azımsanmayacak derecede bir hayli artmış bulunmakta. “Kadınlar şiir yazmaz.” Algısı var ne yazık ki toplumda. Kadınlar şiir yazmaz demek; kadınlar hissedemez ve dile getiremez demektir bana göre. Halbuki kadınlar duygularını daha yoğun yaşar ve daha çok ifade ederler. O yüzden bu konudaki erkek egemenliğinin yıkılacağını düşünüyorum ve kadınlarımızın ihtiyaç duyduğu cesareti kendilerinde bulabileceklerine inanıyorum.

9- Şiirin son dönemde pek de tercih edilmeyen bir edebi tür olduğunu görüyoruz. Şiir etkisini yitirdi mi?

Şiirin etkisini yitirmesi mümkün değil. Sadece yeni çıkan şairler kendilerine bir yer edinmekte zorlanmakta ve toplumun desteğine ihtiyaç duymakta. Şarkıların özü şiirdir ki kim şarkı dinlemez ve ilgi duymaz? Şimdi yeni moda ise Şiirlere albüm yapılması olmakta. Şu an şiir seslendirmeleri rövanşta olmakta. Benim de kanalımda birkaç şiirin seslendirmesi ve bestelenmiş şiirlerim bulunmakta.

10- “Arada Kalmış Bir Sevda” isimli şiirinizde yarım bir aşktan bahsediyorsunuz. Aşk şiirde en çok kullanılan temalardan bir tanesi. Sizce neden aşk şiirlerde bu kadar çok yer alıyor?

Aşk kalbi ve ince bir duygu. Yaşamı boyunca herkesin bu konuda ufak da olsa bir yarası vardır mutlaka. En çok takıldığımız konu da bu sanırım. Herkese hitap etmesi ve herkesin içine dokunmasından dolayı olabilir. O an içinizde aşka dair bir şey yoksa bile bu tür şiirler dinleyince içinizden bir şeyler kopar, etkilenirsiniz. Kimi maziyi anlatır aşk konusunda kimi ise gelecekte yaşamayı umduklarını. Bir vakti saati yoktur kısaca…

11- Çeşitli öykü yarışmalarında jüri üyeliği de yaptınız. Sizce edebiyat yarışmalarına gönderilen eserler objektif bir şekilde değerlendirilebiliyor mu?

2022 Ferhat ve Şirin Öykü Yarışmasında Jüri Başkanlığı yaparak süreci jüri üyesi değerli yazarlarımızla bizzat yürüttük. Öyküler dosya halinde ismen alınsa da öyküler rumuz ile gönderilmekte. Objektif olarak değerlendiriliyor çünkü jüri üyeleri öykünün kime ait olduğunu bilmeden okuyup değerlendiriyorlar.

12- Diğer çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Yeni kitap çalışmalarınız olacak mı?

Kitaplarım haricinde Edebiyat Sanat Meltemi Platformunun Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktayım. Birçok yerel gazetede köşe yazarlığı yapmaktayım. “2022 Ferhat ve Şirin Öykü Yarışması” Jüri Başkanlığı yaptım ve Jüri Başkanı Plaketi takdim edildi. Yürekten Kaleme Öykü Senfonisi ve Yürekten Kaleme Şiir Senfonisi antoloji kitaplarını hem derlemesini yazar arkadaşım İnci YILMAZ ŞİMŞEK ile birlikte yaptık ve öykü-şiir olarak katılım sağladık.

Şiirlerime beste yapılmakta ve Yazar Betül FIRAT youtube kanalımda yayınlanmakta. “Derin Mevzu” adlı kitabım bu yılın aralık ayında okuyucu ile buluşacak. Diğer yandan çocuk romanı hazırlıklarım ve başlamış olduğum 3 ayrı roman çalışmalarım devam etmekte. Fantastik, mistik ve polisiye olacak romanları da en kısa sürede okurla buluşturmak istiyorum.

Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği AKSED Yönetim Kurulu Üyesi, Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği Ankara Temsilcisi, Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şube Üyesi olarak edebiyat ve sanat alanında çeşitli faaliyetlerde bulunarak gönül verdiğimiz edebiyat ve sanat yolculuğuna devam etmeyi düşünüyorum. Söyleşi ve yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Edebiyatla kalın, hoşça kalın.

Ödüllü Yazar ve Şair Betül FIRAT ile Söyleşi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir